Kuran ve Komünizm
Kuran (Zühruf/32)
"Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır."
Bu ayeti daha önce fark ettiniz mi bilmiyorum. Fark ettiyseniz de aslında neye atıfta bulunduğu hakkında hiç düşündünüz mü?
Ayet Allah’ın rahmetini bölüştürmeye kalkan/kalkışan birilerine atıfta bulunarak başlıyor ve çok açık bir şekilde insanlardan bazılarının derecelerle diğerlerine üstün yapıldığını söyleyerek, ardından da bunun hikmetini veriyor. Biraz durup düşününce ayetin “eşit paylaşım” ya da “mülkte ortaklık” fikrine karşı bir cevap niteliği taşıdığı hemen anlaşılıyor. Bu fikir size tanıdık geldi mi bilemem ama ben böyle bir fikir biliyorum: Komünizm!
Elbette bu ayetten yola çıkarak Kuran’ın insanlara “vahşi kapitalizmi” önerdiği sonucunu çıkarmamak gerekir. Sonuçta bu ayetin bulunduğu kitapta aynı zaman da “zekât” emri de vardır, yoksulu/yolcuyu/yetimi doyurmak ve gözetmek emri de, “infak” emri de… Bu ayetin anlamı bundan çok daha derin…
Ayetin şu kısmına dikkatinizi çekmek istiyorum: "... kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın ...".
Komünizmin yanlışlığı hakkında ahkâm kesmeye kalkışmayacağım. Birileri onun doğru bir fikir olduğunu düşünebilir ve Sovyetlerin başarısızlığının da sistemden değil uygulamadaki hatalardan kaynaklandığını düşünebilir. Bu o kadar önemli değil. Önemli olan insanlığın medeniyet kurmasının nasıl olup da mümkün olduğu hakkında biraz düşünmek… İşte o zaman ayette ifade edilen bu basit ve güçlü fikrin insan medeniyetinin tüm başarılarının altında yatan gerçek olduğu görülebilir. Bu gerçek aynı zamanda Komünizmin başarısızlığının altında yatan sebep değil midir? Elbette dileyen bunları söz dalaşı konusu yapabilir. O yüzden bu konuda derin analizler yapmaya kalkmanın hiç lüzumu yok. Dileyen dilediğine inansın.
Ama burada asıl üzerinde düşünülmesi gerekli nokta şu: Kuran’da böyle bir fikre bir atıfta bulunuluyor olması! Peygamberin zamanında böyle bir fikrin uygulayıcıları mı vardı? O halde bu ayet kimlere karşı söylenmiştir? Siz de benim düşündüğümü düşünüyorsanız bu bir “mucize” değil de nedir?
Kuran’ın da belirttiği gibi bazen “şer” gibi görünen şeylerde bir “hayır” olabilir.
Yüce Allah’ın insanoğlunun medeniyet kurması, teknoloji geliştirmesi gibi bir amacı olduğu yönündeki argümanımız Kuran’daki bazı ayetlerle de desteklenmektedir. Aşağıya bu ayetleri alıyorum:
Kuran (Muminun/14)
“Sonra o damlayı bir pıhtıya dönüştürdük, bu pıhtıyı bir et parçacığına dönüştürdük, bu et parçacığını bir takım kemiklere çevirdik, derken bu kemiklere bir et giydirdik; sonra ona bambaşka bir yaratık olarak hayat verdik. Bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli!.”
Bakara/30
Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi.
İlk ayette Allah insanın yaratılışına dair aşamalardan bahsettikten sonra kendisini “yaratanların en güzeli” olarak tanımlıyor. Bazıları bu ayetle ilgili “Allah’tan başka yaratan mı var?” sorusunu sorarlar. Allah’ın kendisi gibi “yaratıcı” sınıfına dâhil ettiği varlık insandır. Bu ilk ayette Allah’ın kendisini “yaratanların en güzeli” olarak vasıflarken, insanın yaratılış aşamalarından bahsetmesi de son derece manidardır. Allah bununla bize bu yaratıcı varlığı (insanı) yaratanın kendisi olduğunu ve yaratabilen bir varlık yaratmanın yaratmada varılabilecek son nokta olduğunu anlatmaktadır. İnsan yoktan var edemez, ama var olanı kullanarak geliştirdiği ürünlere bakarsak ne denmek istendiğini daha iyi anlarız. Allah “yaratanların en güzelidir”. Çünkü O yaratabilen bir varlık yaratmıştır. Buradan da anlıyoruz ki yüce Allah’ın amacı insanın yaratıcı yönünü ortaya çıkarmaktır. Bu ayet yüce Allah’ın insanın medeniyet kurmasını ve teknoloji/sanat/bilim geliştirmesini amaçladığının bir göstergesidir.
İkinci ayette ise insandan “Allah’ın halifesi” olarak bahsedilmektedir. Bunun en önemli sebebi yine insanoğlunun yaratıcı yönü olsa gerek…
Tüm bunlardan anlaşıldığı üzere Kuran ayetleri birbirinin anlamını tamamlayan, birinde ifade edileni diğerlerinin açıkladığı bir yapıya sahiptir. Kuran bir ayette (bakmasını bilen için) açık bir şekilde Komünizme atıfta bulunuyor ve yeriyor, hem söz konusu ayette ve hem de diğer ayetlerde bu yermenin altında yatan hikmetleri alabildiğine gözler önüne seriyor.
Son bir söz de “yaratanlar” ifadesi için söyleyelim: Bazıları Kuran’ı peygamberin uydurduğunu söylerler. Bir adam düşünün “Allah’tan başka ilah yoktur” diyerek putlara karşı bir mücadele başlatsın ve kitabına (!) “yaratanlar” ifadesini koysun. Ben buna inanmam. Sırf bu “yaratanlar” ifadesi bile Kuran’ın Allah’tan olduğunun delillerinden biridir. Günümüzde bile bazıları “yaratmak” kelimesini insanların eylemleri için kullanmaktan korkarlar ve bu kelimeyi duyduklarında adeta inançları sallanır. Oysa Kuran bu kelimeyi 7. yüzyılda kullanmıştır. Onlara şunu hatırlatalım: Evet, insan yaratır ama bu insanı ilah yapmaz!
En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.