Kuran 7. yüzyılda Komünizmi geçersiz bir fikir ilan ediyor
Kuran (Zuhruf/32)
"Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır."
"... bazısı bazısını tutup çalıştırsın ..."!
Bu basit ve güçlü fikir insan medeniyetinin tüm başarılarının altında yatan gerçek değil mi? Bu gerçek Komünizmin başarısızlığının altında yatan sebep değil mi?
Bir inkarcının anatomisi
Evrim Teorisi hakkında çok okudum. Kitaplarda bu teori hakkında bulduklarım sadece spekülasyondan ibaret. Teori inanılmaz sayıda ara formlar öngörüyor, savunucularının elinde ise bunlardan eser yok.
Teori basit bir bakteri hücresinin bile nasıl ortaya çıktığını açıklayamıyor, ama savunucuları "RNA Dünyası" gibi hiçbir delile dayanmayan hayali senaryolar ortaya atıyorlar.
Canlıların moleküler yapılarına bakıyorlar ve hiçbir "ata-oğul" ilişkisi bulamayınca "Moleküler Saat" senaryoları yazıyorlar.
"İndirgenemez Komplekslik" gibi argümanlarla köşeye sıkışınca, rakiplerini "hayal gücünden yoksun olmak" ile suçluyorlar.
Spekülasyon ve Hayal gücü! İyi de bunlar gerçek hakkında bize ne söylerler?
Hemen her şey mantıksal olarak mümkündür. Mesela "vampirler"... Mantıksal olarak vampirlerin varolmalarının önünde hiçbir engel yok. Ama kimse onların varlığına inanmaz.
Neden? Çünkü ortada varolduklarını gösteren hiçbir delil yok! Unutmamak gerek ki, "gerçeklik" "mantıksal olarak mümkün" olan şeylerin sadece küçük bir alt kümesidir.
Öyleyse inkarcıların yaptığı tam olarak nedir? Birakalım Kuran konuşsun:
Kuran (Yunus/66)
"Gözünüzü açın! Göklerde kim var yerde kim varsa Allah'ındır! Allah'ın yanında başka şeylere yalvaranlar, ortak koştuklarına uymuyorlar/Allah'ın yanında ortaklara yalvaranlar neyin ardı sıra gidiyorlar? Onlar sadece sanıya uyuyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar."
Kuran (Necm/28)
"Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Yalnızca sanıya uyuyorlar. Sanı ise haktan hiçbir şey kazandırmaz."
Kuran (Al-i İmran/151)
"Allah'ın, kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştukları için, küfre sapanların kalplerine korku salacağız. Barınakları ateştir onların. Ne kötüdür o zalimlerin varacakları yer!"
Bilgi Problemi
Kuran (Necm/1-11)
"İnmekte olan necme (yıldıza, Kur'an'ın inen miktarına) yemin ederim ki, -
arkadaşınız şaşırmadı, azıtmadı da!
Hevadan (arzusuna göre) söylemiyor.
O (Kur'an) sadece vahyolunan bir vahiydir.
Ona, kuvvetleri çok güçlü olan öğretti.
Bir kuvvet sahibi; hemen duruklandı (doğruldu).
O en yüksek ufukta idi.
Sonra yaklaştı ve sarktı.
Aradaki mesafe iki yay boyu oldu, hatta daha yakın;
kuluna verdiği vahyi verdi. Gözün gördüğüne kalp yalan demedi."
"Gözün gördüğüne kalp yalan demedi."
Bu son ayet felsefede "bilgi problemi" olarak bilinen bir noktaya işaret etmektedir. Descartes de bu problemle uğraşmış filozoflardan biridir. Descartes dış dünyanın ve kendisinin gerçekliğini sorgulamıştır
ve o ünlü deyişi söylemiştir: "Düşünüyorum öyleyse varım". Descartes kendi varlığı hakkındaki şüphesini "şüphe" üzerine düşünerek bertaraf etmiş, fakat dış dünyanın gerçekliği sorununu çözememiştir.
Bu konuda "Bütün iyiliklerin kaynağı olan Tanrı bizi aldatmaz" demekle yetinmek zorunda kalmıştır.
Yukarıdaki son ayet bu probleme bir gönderme yapmaktadır.
Allah'ın Kelimeleri
Kuran (Nisa/171)
Ey Ehli kitap! Dininizde aşırılığa gidip doymazlık etmeyin! Allah hakkında gerçek dışı bir şey söylemeyin! Meryem'in oğlu İsa Mesih, Allah'ın resulü ve kelimesidir. Onu, kendisinden bir ruhla beraber Meryem'e atmıştır. Artık Allah'a ve resullerine inanın. "Üçtür!" demeyin. Son verin, sizin için daha iyi olur. Allah Vâhid'dir, tek ve biricik ilahtır. Kendisi için bir çocuk olmasından arınmıştır O. Yalnız O'nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Vekil olarak Allah yeter.
İsa : Allah'ın Kelimesi!
Hiç kelime hakkında düşündünüz mü? Sadece İsa (as) değil, aslında siz de Allah'ın bir kelimesisiniz!
Bir Kelime harflerden oluşturulmuş anlamlı bir dizilimdir.
Dolayısıyla çevrenizde gördüğünüz her şey aslında bir kelimedir.
Size baktığımda görüntünüz gözlerime ulaşır.
Bu görüntü renkler ve şekillerden oluşturulmuş bir kelimedir.
Ve siz de et ve kemikle yazılmış bir kelimesiniz.
Hz. İsa gibi siz de Allah'ın bir kelimesisiniz.
Allah'ın Kelimesi olmak sadece Hz. İsa'ya özgü bir durum değildir.
Bir kedi, bir fil bunlar hep O'nun kelimeleridir. Aşağıdaki ayete bir bakalım:
Kuran (Lokman/27)
Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, deniz de arkasında yedi deniz daha katılarak yardımcı olsa, Allah'ın kelimeleri tükenmez. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.
Bilmenin bir yolu olarak "TANIMA"
Kuran (Maide/83)
Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi şahitlerle (Muhammed'in ümmeti) ile beraber yaz" derler.
Hakkı TANIMAK!
Günümüzde bazı insanlar gerçeği bilmenin yolu olmadığını düşünerek Allah'ı inkar etmekte ya da bu konuya aldırmamayı seçmektedir.
Durum gerçekten böyle mi?
Onlara basit bir soru sormak istiyorum: "Annenizi nasıl bilirsiniz?"
Bir tür ispatla mı? Yoksa "TANIYARAK" mı?
Gerçeğin ispat edilmesi gerekmez.
Çünkü ihtimaller sozsuzdur. Fakat gerçek tanınabilir.
Tıpkı annenizin yüzünü tanıdığınız gibi!
Yaratanların En Güzeli
Kuran (Muminun/14)
Sonra o damlayı bir pıhtıya dönüştürdük, bu pıhtıyı bir et parçacığına dönüştürdük, bu et parçacığını bir takım kemiklere çevirdik,derken bu kemiklere bir et giydirdik; sonra ona bambaşka bir yaratık olarak hayat verdik. Bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli!.
"Yaratanların En Güzeli". Allah'tan başka yaratan mı var?
Aslında var: İnsanlar!
Yaratıcılığımızı görmek için medeniyetimizin ürünlerine bir bakmanız yeter!
Allah yaratabilen bir yaratık (insan) yarattı.
Bu yaratmada en üst noktadır. Öyleyse Allah "yaratanların en güzelidir".
Bugün biz insanlar da aynı şeyi yapmaya çalışıyoruz.
"Yapay Zeka" makineleri tasarlamaya ve "bilincin" ne olduğunu anlamaya gayret gösteriyoruz.
Yoksa Yaratıcımızın ayak izlerini mi takip ediyoruz?